Yumaklı: Gıda Arz Güvenliği İçin Tarım Diplomasisi Şart

Yumaklı: Gıda Arz Güvenliği İçin Tarım Diplomasisi Şart

28 09 2026, Pazartesi
22
0

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda arz güvenliğinin ülkeler için milli güvenlik konusu haline geldiğini belirterek, bu nedenle tarım diplomasisinin klasik diplomasi anlayışının ötesine geçtiğini ifade etti.
 
Yumaklı, Rusya’da gerçekleştirdiği resmi temasların ardından değerlendirmelerde bulundu. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmaların gıda ve tarım güvenliğine etkilerine ilişkin soruları yanıtlayan Yumaklı, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu tarımsal girdilerin tedariki için farklı ülkelerle görüşmeler yaptığını, gıda ihtiyacı bulunan ülkelere Türkiye’nin sağlayabileceği ürünler konusunda da temasların sürdüğünü söyledi.
 
Bakan Yumaklı, tarım diplomasisinin artık klasik diplomasi anlayışından çıktığını ve ülkelerin gıda arz güvenliğini milli güvenlik meselesi olarak gündemlerine aldığını belirtti.
 
Geçen yıl Çin’e, bu yıl ise Rusya’ya birer günlük ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yumaklı, görüşmelerde süreden çok doğru planlama yapılmasının ve muhataplarla mutabakata varılmasının önemli olduğunu ifade etti.
 
Yumaklı ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası diplomasideki ağırlığının bu temaslarda kolaylaştırıcı bir unsur olduğunu vurguladı.
 
RUSYA SINIRINDA BEKLEYEN DOMATESLERİN RUSYA’YA GİRİŞİ BAŞLADI
 
Moskova’da düzenlenen 2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu’nun ardından Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ve beraberindeki heyetle görüştüklerini belirten Yumaklı, iki ülke arasındaki tarım ve gıda ticaretinde yaşanan sorunların ele alındığını aktardı.
 
Görüşmelerde konuların büyük bölümünde mutabakat sağlandığını söyleyen Yumaklı, sınırda bekleyen domateslerin Rusya’ya girişinin sağlanması konusunda anlaşmaya varıldığını ve girişlerin başladığını açıkladı.
 
Bitki sağlığı ve karantina işlemlerinden kaynaklanan sorunlarda da iki ülkenin ekiplerinin iletişim halinde hareket etmesi konusunda anlaşmaya varıldığını belirten Yumaklı, bunun karşılıklı ithalat ve ihracatta yaşanan sorunların ticareti durdurmadan çözülmesi açısından önemli olduğunu dile getirdi.
 
Yumaklı, görüşmelerin Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri daha ileri taşıma iradesini ortaya koyduğunu ve mevcut sorunların kısa sürede çözülmesi bakımından temasların olumlu sonuçlar verdiğini ifade etti.
 
GÜBRE İÇİN TÜRKİYE’DE GÖRÜŞME PLANLANIYOR
 
Rusya ile gübre tedarikinin de görüşüldüğünü belirten Yumaklı, Türkiye’ye yönelik gübre sevkiyatında bu yıl herhangi bir sınırlama olmayacağını daha önce açıkladığını hatırlattı.
 
İki ülkenin ilgili kurum ve şirketlerinin gübre konusunu görüşmek üzere 25 Ekim’de Türkiye’de bir araya gelmesinin planlandığını bildiren Yumaklı, amaçlarının dünyadaki gelişmelerin Türkiye’deki bitkisel üretimi olumsuz etkilememesi olduğunu söyledi.
 
Üreticilerin gübre başta olmak üzere tarımsal girdiler konusunda sorun yaşamaması için çalıştıklarını belirten Yumaklı, ülkelerle yoğun bir diyalog yürüttüklerini ifade etti.
 
“12 GÜN SAVAŞI BİZE İLK SİNYALİ VERMİŞTİ”
 
Geçen yıl yaşanan “12 Gün Savaşı”nın tedarik riskleri konusunda ilk sinyali verdiğini belirten Yumaklı, Körfez bölgesindeki gelişmelerin başta enerji olmak üzere tarımsal girdiler üzerinde etkili olduğunu söyledi.
 
Gübre konusunda ilk adımlarının ihracata yönelik dış ticaret tedbirleri almak olduğunu belirten Yumaklı, daha sonra antrepolardaki ürünlerin Türkiye’deki üreticilerin kullanımına sunulması için Ticaret Bakanlığı ile birlikte tedbirler aldıklarını aktardı.
 
Bölgedeki sorunların uzamasının ülkeler arasındaki ticareti ve stratejik ürünler ile girdilerin dolaşımını zorlaştırdığını ifade eden Yumaklı, taşıma maliyetlerinin de önemli ölçüde arttığına dikkat çekti.
 
Bölgenin petrol ve doğal gaz üretimi ile tedarikindeki ağırlığının bu etkileri artırdığını belirten Yumaklı, Türkiye’nin hangi alanlarda darboğaz yaşayabileceğini sürekli değerlendirdiklerini söyledi.
 
Türkiye’nin olası sorunlara karşı tedbirlerini aylar öncesinden aldığını belirten Yumaklı, farklı ülkelerle tedarik konusunda görüşmeler yaptıklarını, anlaşmalar ve mutabakatlar sağladıklarını ve bu çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.
 
Yumaklı, gerekli tedbirleri alma imkânı bulunmayan ve özellikle temel gıda ürünlerine ihtiyaç duyan ülkelerin daha zor durumda kalabileceğini belirterek, Türkiye’nin tedarik edebileceği ürünler konusunda ihtiyaç sahibi ülkelerle görüşmelerin devam edeceğini söyledi.
 
“HAYVAN HASTALIKLARI SINIR TANIMIYOR”
 
Veteriner Güvenliği Forumu’nu da değerlendiren Yumaklı, geçen yıl foruma davet edildiğini ancak katılamadığını, bu yıl ise Türkiye’nin hayvan hastalıklarıyla mücadeledeki deneyimlerini diğer ülkelerle paylaşma imkânı bulduklarını anlattı.
 
Hayvan hastalıklarından kaynaklanan ekonomik kayıpların ülkeler açısından önemli bir sorun haline geldiğini belirten Yumaklı, özellikle büyükbaş ve kanatlı hayvan hastalıklarının ciddi zararlara yol açtığını ve hastalıkların ülkeler arasında hızlı şekilde yayılabildiğini söyledi.
 
Türkiye’de geçen yıl SAT-1 serotipindeki şap hastalığının yaklaşık 60 yıl sonra yeniden görülmesini örnek veren Yumaklı, bu konularda ciddi bir tedbir düzeyi oluşturulması gerektiğini belirtti. Bunun yalnızca ulusal tedbirlerle sağlanamayacağını ifade eden Yumaklı, uluslararası tedbirlerin ülkelerin dayanışmasıyla birlikte alınması gerektiğini söyledi.
 
Forumun ülkeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımı bakımından önem taşıdığını belirten Yumaklı, diğer katılımcıların da hayvan hastalıklarına karşı alınması gereken önlemleri kendi deneyimleri doğrultusunda aktardığını kaydetti.

Yorum Yap