Sebze Meyvede Sahte Müstahsil Makbuzu Oyunu: 10 Liralık Ürün 40 Lira

Sebze Meyvede Sahte Müstahsil Makbuzu Oyunu: 10 Liralık Ürün 40 Lira

17 09 2026, Perşembe
1
0

Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatların manipüle edildiği iddiasıyla 22 ilde gerçekleştirilen operasyonda ortaya çıkarılan “sahte müstahsil makbuzu” yöntemi, TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik’in yaklaşık 6 ay önce yaptığı açıklamaları yeniden gündeme taşıdı. Çelik, yaptıkları incelemelerde çiftçiden 10 liraya satın alınan ürünün müstahsil makbuzunda 35-40 liraya alınmış gibi gösterildiğini belirterek tarladan markete kadar uzanan fiyat zincirindeki suistimale dikkat çekmişti.
 
Operasyon öncesinde tarladan markete uzanan fiyat zinciri kapsamlı biçimde incelendi. Soruşturma kapsamında çiftçilerin beyanları ile tedarikçilerin kayıtları karşılaştırıldı.
 
İncelemelerde bazı tedarikçilerin çiftçiden aldıkları yaş sebze ve meyveleri gerçek alış fiyatından daha yüksek bedelle satın alınmış gibi göstermek amacıyla sahte müstahsil makbuzları düzenlediği tespit edildi. Bunun yanı sıra ürün arzının gerçekte olduğundan düşük, maliyetlerin ise yüksek gösterildiği ve tedarik zincirinin gereksiz şekilde uzatıldığı belirlendi.
 
NİHAT ÇELİK 6 AY ÖNCE AYNI SİSTEME DİKKAT ÇEKMİŞTİ
 
Savcılık soruşturmasında belirlenen bu yöntem, Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik’in yaklaşık 6 ay önce yaptığı açıklamaları yeniden gündeme getirdi.
 
Çelik, yaş sebze ve meyvede üretici fiyatı ile market fiyatı arasındaki farkın nedenlerini araştırdıklarını belirterek, incelemeleri sırasında müstahsil makbuzları üzerinden dikkat çekici bir yöntem tespit ettiklerini açıklamıştı.
 
Çelik’in aylar önce işaret ettiği yöntem ile savcılık soruşturmasında ortaya çıkan tespitlerin benzerliği dikkat çekti.
 
“İNCELEDİK, 10 LİRAYA ALINAN ÜRÜNÜ 35-40 LİRA GÖSTERİYORLAR”
 
Çelik, yaptıkları incelemelerde ulaştıkları bulguları şöyle anlatmıştı:
 
“Yaptığımız incelemelerde tarladan çiftçiden 10 liraya çıkan bir ürünün market rafında 60-70 liraya kadar ulaştığını gördük. Elbette nakliye, işçilik ve diğer maliyetler var ancak bunlar tek başına fiyatın bu kadar yükselmesini açıklamıyor. İncelediğimiz örneklerde asıl dikkat çekici nokta, çiftçiden alınan ürünün gerçek alış fiyatının hileli yollarla katbekat yüksek gösterilmesi oldu. Örneğin çiftçiden 10 liraya alınan bir ürünün müstahsil makbuzunda 35-40 liraya alınmış gibi gösterildiğini tespit ettik. Böylece ürün daha tarladan çıktıktan sonra gerçek olmayan belgeler üzerinden hileli bir fiyat oluşturuluyor.”
 
DENETİMDE GERÇEK ALIŞ FİYATI NASIL GİZLENİYOR?
 
Çelik’in daha önce dikkat çektiği temel sorun, denetim aşamasında ortaya çıkıyordu. Ürün çiftçiden 10 liraya alınmasına rağmen müstahsil makbuzuna 35-40 lira yazılması halinde, fiyat denetiminde yüksek alış maliyeti gerçekmiş gibi görünüyor.
 
Çelik bu durumu şu sözlerle anlatmıştı:
 
“Devlet bir denetim yaptığında müstahsil makbuzuna bakıyor. Ürün 35-40 liraya alınmış görünüyorsa üzerine nakliye, fire, işçilik ve diğer giderler konulduğunda raftaki yüksek fiyat normalmiş gibi değerlendirilebiliyor. Oysa ürünün çiftçiden gerçek çıkış fiyatı 10 lira.”
 
ÇÖZÜMÜ DE AYNI DÖNEMDE GÜNDEME GETİRMİŞTİ
 
Çelik, sistemdeki suistimale dikkat çekmenin yanı sıra bunun ortaya çıkarılmasına yönelik iki önemli denetim mekanizması da önermişti.
 
Buna göre müstahsil makbuzu hangi çiftçinin adına düzenlendiyse öncelikle o üreticinin Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlarının incelenmesi gerekiyor. Çiftçinin kayıtlı üretim alanı ve üretim deseni üzerinden makbuzda belirtilen ürünü ve miktarı gerçekten üretip üretemeyeceğinin belirlenebileceğini ifade eden Çelik, ikinci kontrolün ise banka üzerinden yapılması gerektiğini vurgulamıştı.
 
“MAKBUZ KİMİN ADINAYSA PARA ONUN HESABINA YATMALI”
 
Çelik, müstahsil makbuzunda belirtilen ürün bedelinin doğrudan makbuzun düzenlendiği üreticinin banka hesabına yatırılmasının zorunlu olması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yapmıştı:
 
“Müstahsil makbuzu kimin adına kesilmişse ürünün parası banka yoluyla o kişinin hesabına yatmalı. Para o kişinin hesabına girmiyorsa makbuzdaki alış fiyatının gerçekliği de sorgulanmalı. ÇKS kaydıyla da bu çiftçinin o ürünü üretip üretmediği ve belirtilen miktarda üretim yapmasının mümkün olup olmadığı kontrol edilebilir.”
 
6 AY ÖNCEKİ UYARI, OPERASYONLA YENİDEN GÜNDEMDE
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada çiftçi beyanları, ÇKS ve Hal Kayıt Sistemi verileri ile şirketlerin ticari kayıtlarının karşılaştırılması ve sahte müstahsil makbuzlarına ilişkin tespitlere ulaşılması, Çelik’in yaklaşık 6 ay önce yaptığı uyarıları yeniden gündeme getirdi.
 
Çelik, operasyonun daha önce gerçekleştirdikleri incelemelerin ve yaptıkları uyarıların önemini ortaya koyduğunu belirterek, devletin söz konusu yapının üzerine kararlılıkla gitmesini önemli bulduklarını söyledi.
 
Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının son dönemde millet adına ortaya koyduğu çalışmaları önemsediklerini ifade eden Çelik, yaş sebze ve meyve piyasasında fiyat oluşumunun şeffaflaştırılmasına yönelik çalışmaları nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığına da teşekkür etti.

Yorum Yap